Cologne/Deutschland 0179 100 17 21 yaseminakici@gmx.de

Essential Healing

İnsan

İnsan, kainatta yaratılmış en yüce varlıktır. İnsanı insan eden 'imandır'. İman ise, Allah'a inanmaktır. Bir olan Yaratıcının her şeyi ama her şeyi yarattığına inanmak ve güvenmektir.

İnsanın fihrist olması, yani yaratılmış her şeyden numune olarak bedeninde var olması demektir. Kişinin bu zenginligi nasıl taşıdığı farklını ortaya çıkarır.

Gelin hep beraber içimize ayna tutalım ve bakalım. 
En çok hangi duyguları yaşıyorsun/taşıyorsun?
Hangi duyguların baskın?
Neleri dillendiriyorsun?
Kızgınlığını nasıl dile getiriyorsun?
Mutluluğunu nasıl paylaşıyorsun?

İçimizde cani tarafımız baskınsa, küfürbaz tarafımız ortaya çıkabilir.
Gaddar tarafımız baskın ise, beddua lanet okutabilir.
Saygı yanımız baskınsa, anlayışlı olabilir, sevgi yanımız baskınsa, şefkatli olabiliriz. Merhametli yanımız baskınsa, vicdanlı olabilir, inançlıysak hikmetli davranabiliriz.
Neyi nasıl algıladığın, bilinç altında kayıt edilen inancınla alakalıdır.

Kimseyi renginden, dilinden, ırkından, kültüründen dolayı ne yüceltmek ne de yermek bize yakışır. Bir kısım insanın davranışlarını bir millete yaymak ne kadar doğrudur.
Oysaki Kuran'da geçen ”Yahudilik kavramı" yahudilere mi aittir, yoksa kişinin içindeki iki yüzlü taraflarına mı?
İnançsızlardan bahsederken, inançlı davranıp iç derinliğinde şirk koşanlarında kastediliyor olmasın?
Zenginlerden bahsederken, mutluluğu çoğaltabilenlerden, şükür içinde yaşayan farkındalıklı kullardan bahsediyor olamaz mı?

Bu dünyanın barışı ve sevgiyi yayan insanlara ihtiyacı var. 
Hele hele bu günlerde..
Neyin ne olduğu tamamen ortaya çıkana kadar tarafsız kalmaya adalet diyor olabilir miyiz?

“Yurtta sulh, cihanda sulh”
Bende diyorum;
Bedenle barış, dünyada barış
Sevgiyle ol 
Yasemin

Human

İnsan, kainatta yaratılmış en yüce varlıktır. İnsanı insan eden ‘imandır’. İman ise, Allah’a inanmaktır. Bir olan Yaratıcının her şeyi ama her şeyi yarattığına inanmak ve güvenmektir.

İnsanın fihrist olması, yani yaratılmış her şeyden numune olarak bedeninde var olması demektir. Kişinin bu zenginligi nasıl taşıdığı farklını ortaya çıkarır.

Gelin hep beraber içimize ayna tutalım ve bakalım. 
En çok hangi duyguları yaşıyorsun/taşıyorsun?
Hangi duyguların baskın?
Neleri dillendiriyorsun?
Kızgınlığını nasıl dile getiriyorsun?
Mutluluğunu nasıl paylaşıyorsun?

İçimizde cani tarafımız baskınsa, küfürbaz tarafımız ortaya çıkabilir.
Gaddar tarafımız baskın ise, beddua lanet okutabilir.
Saygı yanımız baskınsa, anlayışlı olabilir, sevgi yanımız baskınsa, şefkatli olabiliriz. Merhametli yanımız baskınsa, vicdanlı olabilir, inançlıysak hikmetli davranabiliriz.
Neyi nasıl algıladığın, bilinç altında kayıt edilen inancınla alakalıdır.

Kimseyi renginden, dilinden, ırkından, kültüründen dolayı ne yüceltmek ne de yermek bize yakışır. Bir kısım insanın davranışlarını bir millete yaymak ne kadar doğrudur.
Oysaki Kuran’da geçen ”Yahudilik kavramı” yahudilere mi aittir, yoksa kişinin içindeki iki yüzlü taraflarına mı?
İnançsızlardan bahsederken, inançlı davranıp iç derinliğinde şirk koşanlarında kastediliyor olmasın?
Zenginlerden bahsederken, mutluluğu çoğaltabilenlerden, şükür içinde yaşayan farkındalıklı kullardan bahsediyor olamaz mı?

Bu dünyanın barışı ve sevgiyi yayan insanlara ihtiyacı var. 
Hele hele bu günlerde..
Neyin ne olduğu tamamen ortaya çıkana kadar tarafsız kalmaya adalet diyor olabilir miyiz?

“Yurtta sulh, cihanda sulh”
Bende diyorum;
Bedenle barış, dünyada barış
Sevgiyle ol 
Yasemin